HİTİTLERİN SONUNU KURAKLIK MI GETİRDİ?
Hititlerin çöküş nedenini inceleyen yeni bir araştırma, 500 yıllık saltanatın sonunun gelmesinde olağan dışı kuraklığın etkisine ışık tutuyor.

18 Mart 2023 Cumartesi 09:00
İSTANBUL - Antik Çağın Orta Doğu'daki en güçlü imparatorluklarından Hititlerin çöküş nedenini inceleyen yeni bir araştırma, 500 yıllık saltanatın sonunun gelmesinde olağan dışı kuraklığın etkisine ışık tutuyor. Milattan Önce (MÖ) 1650-1200 yılları arasında hüküm süren Hitit İmparatorluğu altın çağlarını yaşadığı dönemde Anadolu'da güçlü bir uygarlık kurmuştu. O dönemde orta, güney ve güneydoğu Anadolu ile birlikte Levant'ın ve Suriye'nin kuzeyini kontrol altında tutuyordu. Bugünün Çorum ili sınırlarındaki başkent Hattuşa, yüzyıllar boyunca Hitit siyasi ve dini politikalarında merkezi konumda oldu.
Ancak 500 yıllık imparatorluk MÖ 1200 dolaylarında oldukça ani ve dramatik bir şekilde çöktü. Hitit kralı II. Şuppiluliuma MÖ 1207 civarında iktidara geldi ve çok sayıda zafer kazandı. Ancak tarihte ondan sonra kayda geçen bir başka Hitit Kralı olmadı.
Mısır hükümdarı 3. Ramses dönemine ait bir yazıtta (MÖ 1188-1177'ler), Hititlerin Mısır'a saldırmadan önce "denizden gelenler" tarafından sürülerek yok edildiği belirtiliyor.
Hititlerin başkenti Hattuşa'nın da deniz kavimleri ya da Anadolu'daki akıncıların saldırılarıyla yıkıldığı düşünülüyordu.
Ancak yeni araştırmalar, şehrin kraliyet yönetimi tarafından bu işgallerden önce boşaltılmış olduğunu ortaya koydu.
Hititlerin en iyi bilinen düşmanlarından Kaşkaların akınları, iç ve dış çatışmalar ya da salgınlar gibi zorluklara dayanan, inançlarının ve bürokrasilerinin merkezi olan Hattuşa'yı neden terk ettikleri tarihçiler için önemli bir soru işareti olarak kaldı.
İKLİM ÇÖKÜŞÜN NEDENİ DEĞİL
BBC Türkçe'nin sorularını yanıtlayan Cornell Üniversitesi'nde Klasik Arkeoloji Sanatı ve Bilimi Profesörü ve araştırmanın baş yazarı Sturt Manning, iklimin bunda bir faktör olabileceğinin daha önce düşünüldüğünü ancak iklimdeki uzun dönemli, seyrek değişikliklerin imparatorlukları çöküşe götürmesinin olası görülemeyeceğini belirtiyor:
"Bunun yerine geçmişten günümüze tarım ve hayvancılıkla geçinen birçok insan topluluğunu olumsuz etkileyen şey, art arda devam eden ya da gittikçe genişleyen, beklenmedik kriz yıllarıdır. Yarı kurak bir ortam bu tür zorlukları şiddetlendirebilir. Bu nedenle, bölgedeki iklimi yüksek çözünürlükte araştırmaya çalıştık: Bu da iklimi yıllık ölçekte ele almak anlamına geliyordu."
ANTIK ARDıÇ AĞAÇLARıNıN YAŞ HALKALARıNı INCELEDILER
Prof. Sturt Manning ve araştırma ekibi, Hititlerin çöküş döneminde iklimin etkisini daha geniş bir perspektiften görmek için ağaçların yaş halkalarını inceledi.
Araştırmacılar bugün Ankara'ya yaklaşık 100 km uzaklıkta bulunan Gordion'daki Midas Höyüğünde korunmuş durumdaki ardıç ağaçlarından elde edilen yaş halkalarının yıllara göre nasıl değiştiğini araştırdı.
Ardıç ağaçlarının MÖ 1200 dönemlerinde yetiştiği biliniyordu.
Prof. Manning, bu ağaçların halka aralıklarının daralmasının, suya erişimlerinin azaldığı ve kuraklık koşullarının şiddetlendiği anlamına geldiğini söylüyor ve ekliyor:
"Ağaç halkalarının kararlı karbon izotop analizini de yaparak bu öngörümüzü kontrol ettik: Daha kuru koşullarda, ağaçların yapraklarındaki gözenekler (stomalar) su tasarrufu yapmaya yatkındır ve böyle zamanlarda ağaç yaş halkalarındaki karbon 12'nin karbon 13'e oranı değişir."
Araştırmacılar bu çalışmaların sonucunda Hititlerin bir yıllık kurak dönemlere alışkın olduğunu ve buna uyum sağladıklarını buldular.
Ancak üst üste şiddetli kurak mevsimlerinin ve buna bağlı kuraklıkların yaşanması sadece birkaç yüzyılda bir gerçekleşen bir olaydı.
Ve araştırmacılara göre bunun tek örneği MÖ 1198-1196 civarında yaşanmıştı.
Prof. Manning, "Üst üste 3 yıl devam eden olağanüstü ve beklenmedik kuraklık yaşanmasının, halihazırda çok zorlu geçen bu dönemde Hattuşa ve İmparatorluğunu varoluşsal bir krize sürüklemiş olması muhtemel" diyor.
HITITLER KURAKLıĞA NASıL YANıT VERDI?
"Bin tanrılı şehir" olarak bilinen Hattuşa'nın, Hititlerin çöküşünden önce terk edildiği keşfedildi.
Araştırmacılara göre Hititler kurak sezonlara alışkınlardı. Ve bu dönemlerle başa çıkmak için farklı önlemler alıyorlardı.
Tahıllarını yaptıkları ambarlarda depoluyor ve daha uzun sürede tüketiyorlardı.
Benzer şekilde barajlar inşa ederek suyu, daha sonra kullanmak üzere koruyorladı.
Bilinçli bir şekilde beslenmek için hem tahılları hem de canlı hayvanları kullanıyorlardı.
BBC Türkçe'nin sorularını yanıtlayan araştırmanın baş yazarı Prof. Manning, "Sofistike bir altyapıları vardı. Bu kombinasyonlar, beklenen zorluklara karşı makul bir dayanıklılık sağlıyordu. Mahsulün düşük olduğu/kuraklık zamanlarına ilişkin makul beklentilerinin oluştuğu söylenebilir" diyor.
Ancak çalışmaya göre arka arkaya gelen kuraklık yılları dirençlerini kırarak onları geri dönülemez noktaya getirmiş olabilir.
Prof. Manning, Hititlerin depolama teknolojisi ve depolardaki mahsulleri böcek ve diğer zararlılara karşı koruyan pratiklerinin en fazla 1-2 yıl etkili olabildiğini aktarıyor.
Ona göre günümüzdekine benzer bir kara taşımacılığının büyük ölçekte yapılamıyor olması, Hititlerin "üçüncü yılda akut bir felaket tehdidi" ile yüzleşmesine neden oldu.
'Hitilerin çöküşünde kuraklık sadece bir faktör olabilir'
Nature dergisinde yayımlanan araştırma, Hititlerin görkemli imparatorluklarının çöküşüne dair farklı bir perspektif sunsa da sonuçlarına şüpheyle bakan tarihçiler de var.
BBC Türkçe'ye konuşan Alman Arkeoloji Enstitüsü Boğazköy Arkeolojik Kazı Başkanı Prof. Dr. Andreas Schachner, kuraklık sorununun bir imparatorluğun sonunu getirmek için tek başına yeterli bir neden olamayacağını söylüyor:
"Araştırmanın Hititlerin sadece bir siyasi ve kültürel merkezinden alınan sınırlı veriyle bu sonuca varması, olayın karmaşıklığını fazla basite indirgiyor. Aynı dönemde çok farklı sebepler bir araya gelmiş olabilir ve kuraklık bu sebeplerden sadece biri olabilir. Örneğin göçler ya da depremler bunlardan bazıları. Bir hipoteze göre MÖ 1200 civarında bugünkü Suriye kıyı şeritlerini yıkan bir deprem zinciri olmuştu. "
Prof. Dr. Schachner, araştırmanın daha güvenilir bir sonuca varması için daha kapsamlı veriler kullanması gerektiğini belirtiyor:
"İç Anadolu'da çok fazla bölgesellik söz konusu. Gordion'daki veriyi Ankara'ya, Boğazköy'deki veriyi Gordion'a uyarlayamazsınız."
İlgi Gerçek, Hitit medeniyetinin çöküşüyle ilgili bilim insanlarının son yıllarda tek nedenli açıklamalardan uzaklaştıklarını, çöküş sürecinin birden fazla etkenin bir araya gelmesi ile tamamlandığına dair bir kanının ortaya çıktığını söylüyor.
Buna karşın araştırmanın Hititlerin çöküşünü etkileyen karmaşık olaylar zincirinde çevresel faktörlerin rolünü ilk kez somut bir şekilde ortaya çıkarmasının önemli olduğunu düşünenler de var.
BBC Türkçe'nin sorularını yanıtlayan Bilkent Üniversitesi Arkeoloji Departmanı Antik Yakın Doğu Dilleri ve Araştırmaları Bölümünde öğretim üyesi İlgi Gerçek, Manning ve ekibinin araştırmasının "Hitit devletinin kuraklıktan dolayı çöktüğünü öne sürmekten ziyade, kuraklığın ekonomik, siyasi, sosyal ya da çevresel diğer etkenleri tetikleyen bir kıvılcım olduğunu savunuyor" diyor ve sözlerine şöyle devam ediyor:
"Çevresel etkenlerin ve beraberinde ortaya çıkan siyasi, ekonomik ve sosyal dönüşümlerin sadece devlet ya da imparatorluk ölçeğinde değil, daha küçük ölçeklerde çalışılması gerektiğini gösteriyor.
"Daha sonraki çalışmalarda, küçük ya da orta ölçekte insan topluluklarının devlete kıyasla bu tür çevresel sorunlara karşı daha dayanıklı olup olmadığı ve bu tür süreçlerle nasıl başa çıktığı araştırılmalıdır."
Prof. Manning birkaç asırda bir gerçekleşen beklenmedik kuraklık riskinin "herhangi bir statükoyu sarsabilecek" güçte "tarihsel ölçekte bir meydan okuma" olduğunu belirtiyor.
Araştırma bu krizin diğer sorun ve tehditleri beraberinde getirdiğini öne sürüyor.
Prof. Manning, "Bu durum aslında nadiren meydana gelse de dünyamıza zarar veren şeyleri de hesaba katmamız gerektiğini vurguluyor" diyor ve sözlerine şöyle devam ediyor:
"Birçok kıtada geniş bir alanı etkileyen, peş peşe şiddetli kuraklıkla geçecek üç yıl, o zamanlar olduğu gibi bugün de gerçek bir meydan okuma yaratabilir."
"Kendimize şu soruyu sormalıyız: 'Toplumumuz, ülkemiz ve dünyamız gerçekten böyle risklere karşı ne kadar dayanıklı?'"
Helal otele 1 tane bile teklif gelmedi!Alanya’da icradan satışa çıkan beş yıldızlı muhafazakar otele alıcı çıkmadı. 787 milyon liraya satışa çıkan otele alıcı çıkmayınca gözler 10 Nisan 2025’te yapılacak ihaleye çevrildi.14 Mart 2025 Cuma 23:30KONAKLAMA
Yabancı kaçak geçti, Hazine 1 milyar TL ödediYap-işlet-devret modeliyle inşa edilen köprü, tünel ve otoyollarda, 2018-2024 yılları arasında yabancı plakalı araçlarla yapılan kaçak geçişlerin sayısı 3 milyona ulaştı.14 Mart 2025 Cuma 23:00ULAŞTIRMA
Çatı katları artık 'çatı dairesi' oluyor!İstanbul genelinde uygulamadaki imar planlarında İBB Meclisi’nde yapılan düzenleme ile çatı katlarının, bağımsız daire olarak ruhsatlandırılması için karar alındı.14 Mart 2025 Cuma 22:00KONAKLAMA
İskandinav turistte yüzde 10'luk artış bekleniyorSideli Turizmci Arif Çelikten, "İskandinav turistler tatilde en fazla harcama yapanlardır.Bu sene bir rakamın yüzde 10'luk bir artışla 620 bin olmasını bekliyoruz."14 Mart 2025 Cuma 21:30TURİZM
Pizza Hut ve KFC, Süzen holdingle temastaPara Dergisinin haberine göre Pizza Hut ve KFC'de temaslar başlamış. İlk olarak da yıllarca markayı Türkiye'de başarıyla temsil eden Süzer Holding'in kapısı çalınmış.14 Mart 2025 Cuma 21:00YEME İÇME
Antalya'ya Türk-Alman Dostluk Nişanesi Kybele ödülü verildiÇeşitli alanlarda başarılı çalışmalar gerçekleştiren kişilere verilen "Kybele" ödülünün sahibi bu yıl Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek ve Nürnberg Büyükşehir Belediye Başkanı Marcus König oldu14 Mart 2025 Cuma 20:30GÜNDEM
Hızlı tren için çalışan işçiler maaşları eksik yatınca iş bıraktıYozgat’ın Yerköy ilçesindeki Yüksek Hızlı Tren şantiyesinde çalışan işçiler, maaşlarının eksik yatırıldığı gerekçesiyle iş bıraktı. Kayseri ve Kırıkkale şantiyelerinde de iş bırakma eylemleri sürüyor.14 Mart 2025 Cuma 20:00ULAŞTIRMA
Roma İmparatoru'nun başı 60 yıl sonra Türkiye'ye getirildiBoubon Antik Kenti kökenli Roma İmparatoru Septimius Severus'un başı ve Düver Köyü kökenli 48 pişmiş toprak mimari levha Türkiye'ye i.14 Mart 2025 Cuma 19:00TURİZM
Kanal İstanbul’da 65 milyarlık ranta onayİstanbul’un son verimli topraklarını betona boğacak toplam 24 bin 874 konut inşaatı için “ÇED gerekli değildir” kararı alındı. TOKİ, Sazlıbosna Baraj havzasındaki arazilerde değeri 65.3 milyarlık konut yapacak...14 Mart 2025 Cuma 18:00GÜNDEM
Sabiha Gökçen'de 'Sahte pasaport' oyunu!İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı'nda İranlı turistlerin sahte pasaport oyunu pes dedirtti.14 Mart 2025 Cuma 17:00ULAŞTIRMA
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2005 Türkiye Turizm
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.