Salı, 26 Eylül 2017 08:56
17:00 Rumlardan Türk otellerine yasak         16:00 Pasaport, ehliyet nüfus idaresinde         15:00 Bakan Zeybekçi: Boeing Türk olacak         14:00 Simit Sarayı, 8 mağaza ile Sırbistan’da         13:00 Emirates’ten Avustralya’ya 4 sefer         12:00 Muş Havalimanı temeli atıldı         11:00 İstanbul’a 7 milyon turist geldi         10:00 Pandeli Restoran yeniden açılıyor         09:00 Kabinden kokpite geçmeyi başardı         21:00 Eko-etiket dönemi başlıyor!         20:00 Merkel dördüncü kez kazandı         19:00 ABD'den 8 ülkeye seyahat kısıtlaması         10:00 Kazakistan’la sağlık turizmi anlaşması         18:30 Kadir Topbaş istifa etti         10:00 Erdoğan THY-Boeing imza töreninde         09:00 Denizli Termal Turizm Zirvesi          13:00 Sağlık turizminden 7.5 milyar dolar         12:00 Turizmdeki ivme istihdama yaradı         11:00 Google, HTC'yi 1.1 milyar dolara aldı         09:00 Kadir Topbaş istifa mı etti?         11:00 Erdem: TÜRSAB’ta metal çürümesi         09:00 Ulusoy, TÜRSAB'a yeniden aday         12:00 Rixos, Dubai’nin kalbine yerleşti         12:00 Turizimcinin ‘turizm kredisi’ talebi         11:00 Sağlık turizminder 7.5 milyar dolar        
ARŞİVDE ARA
FOTO GALERİ
LİNK BANKASI
ARŞİVDE ARA
HAVA DURUMU
İstanbul
Ankara
İzmir
Antalya
AKP hükümeti sıkıştı Merkez Bankası'na fazla para bastıracak
15 Mayıs 2017 Pazartesi 09:00
Kredi Garanti Fonu (KGF) olmak üzere art arda açtığı paketlerle bir türlü önleyemeyen AKP hükümeti Merkez Bankası'na fazladan para bastırmanın yolunu açıyor.

EKONOMİK YORUM
İSTANBUL-
Ekonomideki durgunluğu bir türlü önleyemeyen AKP hükümeti Merkez Bankası’na fazladan para bastırmanın yolunu açıyor
Sözcü’den Erdoğan Süzer’in haberine göre ekonomideki durgunluğu başta Kredi Garanti Fonu (KGF) olmak üzere art arda açtığı paketlerle bir türlü önleyemeyen AKP hükümeti Merkez Bankası'na fazladan para bastırmanın yolunu açıyor.
Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli'nin gündeme getirdiği yeni yöntem hayata geçerse, Merkez Bankası taze para basıp bankalara verecek. Türkiye Bankalar Birliği'nin (TBB) toplantısında konuşan Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, “Merkez Bankası, likidite için bankaların menkul kıymetlendirilmiş kredilerini satın alabilir. Banka senetleri Merkez Bankası tarafından sisteme likidite enjekte etme aracı olarak kullanılabilir” dedi.

İŞTE O YÖNTEM

Canikli'nin ipucunu verdiği yöntem, Merkez Bankası'nın taze para basarak piyasayı fonlaması anlamına geliyor. Ekonomi yönetiminin üzerinde çalıştığı kritik fonlama yöntemi şöyle işleyecek:

Bankaların vatandaşa ya da şirketlere açtığı TL ve döviz kredileri menkul kıymete dönüştürülüp belirli bir faiz karşılığında satışa çıkarılacak. Bu sayede krediler bilançolardan çıkacağı için bankalar yeni kredi verme imkanına kavuşacak. Bu menkul kıymetleri satın alması için Merkez Bankası'na zorunlu görev verilirse, Merkez kredinin karşılığını ödeyebilmek için taze para basmak zorunda kalacak. Merkez, basacağı parayı bankalara verecek. Bankalar taze parayı alıp piyasaya bol miktarda yeni kredi açacak. Vade dolduğunda ise Merkez Bankası faiziyle birlikte parasını alıp menkul kıymeti iade edecek. Bu sırada nakit sıkıntısı olmaması için Merkez'den yeni kıymetler alması ve yeni paralar basması istenecek.

naci-agbal.20170515194731.jpg

BÜTÇE AÇıĞı 18 MILYAR LIRAYA ÇıKTı

Bütçe Ocak-Nisan döneminde 17.9 milyar lira açık verirken, Maliye Bakanı Ağbal, ertelenen sosyal güvenlik primlerinin geçici etkisi dikkate alındığında ilk dört ayda bütçe açığının 11,9 milyar TL olduğunu söyledi

Merkez Yönetim Bütçesi, nisan ayında 3 milyar lira açık verdi. Bütçe açığı, ocak-nisan döneminde 17.9 milyar lira oldu.

Maliye Bakanlığı verilerine göre; 2016 yılı Ocak-Nisan döneminde 5,4 milyar TL fazla veren bütçe, 2017 yılı Ocak-Nisan döneminde 17,9 milyar TL açık verdi. 2016 yılı Ocak-Nisan döneminde 24,6 milyar TL faiz dışı fazla verilmiş iken 2017 yılı Ocak-Nisan döneminde 4,2 milyar TL faiz dışı fazla verdi.

2017 yılı Ocak-Nisan döneminde bütçe gelirleri bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 9 oranında artarak 197,8 milyar TL oldu. Bütçe giderleri ise yüzde 22,5 oranında artarak 215,7 milyar TL olarak gerçekleşti.

2017 yılı Ocak-Nisan döneminde vergi gelirleri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 12,6 oranında artarak 158,7 milyar TL olurken, faiz hariç bütçe giderleri ise yüzde 23,4 oranında artarak 193,6 milyar TL olarak kayıtlara geçti.

İLK DÖRT AY 17,9 MİLYAR TL AÇIKTA

Böylece yılbaşından bu yana açık 17,9 milyar TL'ye ulaştı. Ertelenen sosyal güvenlik primlerinin geçici etkisi dikkate alındığında ise ilk dört ayda bütçe açığı 11,9 milyar TL'de.

Faiz dışı fazla ise 4,2 milyar TL oldu.

2016'nın ilk dört ayındaki rakamlar, 5,4 milyar TL bütçe fazlası ve 4,2 milyar TL faiz dışı fazla şeklindeydi.

Artışın nedeni teşvikler

Maliye Bakanı Naci Ağbal, ekonomik büyümeyi destekleyici kararlar ve teşvik unsurları ile bütçe açığının 4 ayda geçen yıla göre daha yüksek olduğunu kaydetti.

Ağbal'ın 2017 Yılı Ocak-Nisan Dönemi Bütçe Değerlendirmesi şöyle:

"Nisan ayında bütçe 3 milyar TL, Ocak-Nisan döneminde ise 17,9 milyar TL açık vermiştir. Ancak, ertelenen sosyal güvenlik primlerinin geçici etkisi dikkate alındığında ilk dört ayda bütçe açığı 11,9 milyar TL seviyesindedir.

Ocak-Nisan döneminde toplam bütçe harcamaları 215,7 milyar TL, faiz hariç giderler ise 193,6 milyar TL olarak gerçekleşmiştir.

Ekonomik büyümeyi destekleyici kararların ve teşvik unsurlarının etkisiyle bütçe açığı yılın ilk dört ayında geçen yıla göre daha yüksek olmuştur. Ekonomide ortaya çıkan canlanma ve geçici uygulamaların sonra ermesi ile birlikte bütçe açığındaki artış trendi daha ılımlı bir seviyeye doğru gelişme gösterecektir.

Vergi gelirleri yüzde 14 arttı

Diğer taraftan Nisan ayında vergi gelirleri yüzde 14,3 artış göstermiştir. Bu oran, vergi gelirlerinde 2017 yılının tamamı için öngördüğümüz yüzde 11,4’lük artış oranının üzerindedir. Vergi türleri itibarıyla artış oranlarına bakıldığında, bu artışlar üretim, tüketim ve ekonomik aktivitelerde canlanmayı işaret etmektedir.

Önümüzdeki aylarda ekonomik canlanmada devam edecek olumlu gelişmelerle birlikte, vergi gelirlerindeki artış trendi sürecektir.

2017 yılı bütçesinde bir taraftan ekonomik büyümeyi destekleyen politikalar sürdürülürken diğer taraftan bütçe açığının sürüdürülebilir seviyelerde kalması noktasında gerekli kararlılık devam edecektir."

dolar.20170515195156.jpg

BANKALARıN KÂRı YÜZDE 68 ARTARAK 9 MILYARı AŞTı

Borsada işlem gören 10 mevduat bankasının net kârı bu yılın ilk 3 ayında 2016'nın aynı dönemine göre yüzde 68 artarak 9 milyar 43 milyon lira oldu.

Bankaların öz kaynakları mart sonu itibarıyla 204 milyar lirayı aşarken, ortalama öz kaynak kârlılığı da yüzde 15,3 düzeyinde gerçekleşti

Borsa İstanbul'da işlem gören 10 mevduat bankasının net kârı bu yılın ilk çeyreğinde 2016'nın aynı dönemine göre yüzde 68 artarak 9 milyar 43 milyon lira olurken, ortalama öz kaynak kârlılığı da yüzde 15,3 seviyesinde gerçekleşti.

Borsada işlem gören Akbank, DenizBank, Garanti Bankası, Halkbank, ICBC Turkey Bank, Türkiye İş Bankası, QNB Finansbank, Şekerbank, VakıfBank ve Yapı Kredi'nin konsolide olmayan toplam aktif büyüklüğü bu yılın mart sonu itibarıyla 1 trilyon 900 milyar liraya yaklaştı. Söz konusu rakam, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 19,1'lik artışa işaret etti.

Borsa İstanbul'da işlem gören 10 mevduat bankasının ilk çeyrek net dönem kârı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 68 artarak 9 milyar 43 milyon 26 bin liraya ulaştı.

Borsada işlem gören bankaların öz kaynakları, söz konusu dönemde yüzde 16,6 artarak 204 milyar lirayı aşarken, ortalama öz kaynak karlılığı da yüzde 15,3 düzeyinde gerçekleşti.

QNB FINANSBANK'TA KÂR ARTıŞı YÜZDE 160,4

Borsa İstanbul'daki mevduat bankaları içinde ilk çeyrekte en fazla net kârı 1 milyar 643 milyon TL ile İş Bankası elde etti. Net kârda İş Bankası'nı, 1 milyar 526 milyon lira ile Garanti Bankası, 1 milyar 405 milyon lira ile de Akbank izledi.

Net kârını 2016'nın ilk çeyreğine göre en çok artıran banka QNB Finansbank oldu. kâr artışı yüzde 160,4 olan QNB Finansbank'ı, yüzde 137,1 ile VakıfBank ve yüzde 133,4 ile Şekerbank takip etti.

VakıfBank ise ortalama öz kaynak karlılığı en yüksek banka oldu. Mart 2017 itibarıyla ortalama öz kaynak karlılığı yüzde 18,1 düzeyinde bulunan VakıfBank'ı, yüzde 16,3 ile Akbank, yüzde 16,2 ile Garanti ve DenizBank, yüzde 15,2 ile İş Bankası, yüzde 14,9 ile QNB Finansbank, yüzde 14,5 ile Halkbank, yüzde 12,8 ile Yapı Kredi, yüzde 6,8 ile ICB Turkey Bank ve yüzde 5,5 ile Şekerbank izledi.

Geçen yılın ilk çeyreğinde 4,4 milyon lira zarar eden ICBC Turkey Bank, 2017'nin aynı döneminde 32,2 milyon lira net dönem kârı elde etti.

Ziraat'in kârı, Borsa İstanbul'daki 10 bankanın toplam karının 4'te biri

Borsa İstanbul'da işlem görmeyen Ziraat, Türkiye'nin en büyük aktif toplamına sahip bankası olurken, net karını ilk çeyrekte geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 34,8 artırarak 2 milyar 170 milyon liraya çıkardı.

Ziraat'in ilk çeyrek net kârı, Borsa İstanbul'daki 10 mevduat bankasının toplam kârının yaklaşık 4'te birine denk geliyor.

Bankanın ortalama öz kaynak karlılığı da Mart 2017 sonu itibarıyla yüzde 19,9 seviyesinde gerçekleşti.

TÜRK BANKACıLıK SEKTÖRÜNÜN KÂRı 13,5 MILYAR LIRAYı AŞTı

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre de Türk bankacılık sektörünün dönem net kârı, bu yılın ilk çeyreğinde 2016'nın aynı dönemine oranla yüzde 65,02 artarak 13 milyar 517 milyon liraya yükseldi.

Bankacılık analistleri, ilk çeyrekteki kâr artışında, ekonomi yönetimi ve düzenleyici kurumların bankaların üzerindeki yükleri hafifletmesi ve hükümetin büyümeyi destekleyici yönde aldığı teşvik paketlerinin etkili olduğunu ifade etti.

 

dumankaya.jpg

500 DEV ŞIRKET ARASıNDAYDı! DUMANKAYA'YA KAYNAK ARANıYOR

FETÖ soruşturması nedeniyle kayyum atanan Dumankaya’dan ev alan 10 bine yakın insan mağdur
Hürriyet’ten Jale Özgentürk’ün haberine göre FETÖ soruşturması nedeniyle kayyum atanan Dumankaya’dan ev alan 10 bine yakın insan mağdur. Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF), duran inşaatları harekete geçirmek için kaynak arıyor. Şirketin toplam 700 milyon TL değer biçilen mülklerini satmaları için şirket arayan TMSF, talip bulmakta oldukça zorlanıyor.

KARADENİZ’den İstanbul’a gelen müteahhit öykülerinden biri, Dumankaya İnşaat’ın sahibi Halit Dumankaya’nın yaşamı. Rize İkizdere’de doğan Halit Dumankaya, üniversitede okurken inşaat malzemeleri satarak sektöre giriyor.

Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi ikinci sınıfından ayrılan Dumankaya, 1963’te kardeşi İbrahim Dumankaya ile birlikte Dumankaya İnşaatı kuruyor.

1992’de Anavatan Partisi’nden milletvekili olan Dumankaya’nın 1999’da döndüğü inşaat sektöründeki büyümesi ise 2000’li yıllarda AK Parti iktidarı döneminde oldu.

2013’te ağabeyi İbrahim’le ortaklıktan ayrılan ve yönetimi çocukları Uğur, Barış, Ayla ve Semih Serhat’a devreden Halit Dumankaya’nın kurduğu şirket, öyle hızla büyüyor ki 2015’te 463 milyon TL ciro ile sektörün ciro şampiyonları arasına giriyor.

500 ŞİRKET ARASINDAYDI

Fortune Türkiye’nin değerlendirmesine göre ise en büyük 500 şirket arasında 224’üncü sıraya yükseliyor. Yine en karlı şirketler sıralamasında yüzde 71.4 ile özkaynak karlılığı en yüksek 12’nci şirket oluyor.

En beğenilen şirket, en itibarlı şirket gibi çeşit çeşit ödüllere boğulan Dumankaya, bu süreçte Kartal, Maltepe, Sancaktepe, Halkalı, Esenyurt’ta projeler yapıyor ve satıyor.

Taa ki 15 Temmuz başarısız darbe girişimi sonrası başlayan Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ) soruşturmaları kapsamında nisan ayındaki gözaltılara kadar.

Halit Dumankaya ve Uğur Dumankaya’nın gözaltı kararlarıın ardından eylül ayında Dumankaya ailesinin şirketlerine TMSF tarafından kayyum atanıyor.

İtibarlı bir şirket olduğuna güvenip, Dumankaya projelerinden ev alan 10 binin üzerinde kişinin mağduriyeti de böylece başlıyor.

KİMSEDEN CEVAP YOK

2017 sonunda teslim edileceği açıklanan projelerde şu anda inşaatlar tamamen durmuş. İnternet sitesine ulaşılamıyor.

Ödemelerini yapıp evlerine kavuşmayı bekleyen çoğunluğu orta gelir sınıfından binlerce kişi ise muhatap bulamıyor. Mağduriyetler iç paralayıcı.

“Bizler zengin insanlar değiliz. Kıt kanaat oluşturduğumuz birikimlerle ev sahibi olmak için bu projelere girdik. Devletimizin güvencesine güvendik. Belirsizlik bir kısmımızın sağlığını tehlikeye sokuyor” cümleleriyle bazı bakanlara yazdıkları yazılara da bir yanıt yok.

Türkiye’nin en prestijli şirketi derken bugün itibarı sıfırlanan Dumankaya’da neler oluyor diye TMSF’ye sordum ama ne yazık ki ben de yanıt alamadım.

Halit Dumankaya, hayatta en büyük pişmanlığını siyasete girmek olarak açıklamıştı yıllar önce. FETÖ suçlamalarından sonra ise ailesi adına gazetelere verdiği ilanlarda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a hitaben, “En son söyleyeceğimi şimdi söyleyeyim, hakkınızı helal edin. Biz de aldatıldık” diyordu.

Belli ki Dumankaya sık sık aldatılmış. Peki varını yoğunu bir ev için kaybeden 10 bin kişinin hakkı ne olacak?

İTİBAR DÜŞTÜ ALICI YOK

TMSF kayyumlarından yanıt gelmeyince sektörde araştırma yaptım. Öğrendiğime göre TMSF, şirketin 700 milyon TL olarak değerlediği mülklerini satması için bazı kurumlarla görüşmeler yapıyor. Ancak şirketin itibar kaybı nedeniyle satışın zor olacağını öne süren alıcılar fiyatın neredeyse yarı yarıya düşürülmesini bekliyor. Kaynak yaratmada zorlanan TMSF de yarım kalan projelere başlamak için çözüm bulamadığı için açıklama yapmıyor. Ancak TMSF’ye devredilen bu mülkler, değerler artık halkın malı sayılır. Devredilen tüm şirketlerdeki gelişmeler hakkında kamuoyuna belirli aralıklarla bilgi vermek TMSF’nin görevi değil mi?

nihat-ozdemir.jpg

NIHAT ÖZDEMIR DE ARTıK FABRIKA YERINE KONUT YAPACAK

Limak Holding’in Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Özdemir, artık konut projelerine yöneliyor... Hürriyet’ten Gülistan Alagöz’ün haberine göre Koreli ve Türk ortakları ile Çanakkale 1915 Köprüsü’nü inşa eden Limak Holding’in Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Özdemir, Türk müteahhitlerin de artık yanına yabancı ortak almadan köprü yapabilmesi gerektiğini söyledi. Özdemir, “Çanakkale Köprüsü’nde projenin içinde olup bu teknolojiyi kapacağız” dedi.

TÜRKİYE’de son dönemde önemli altyapı projeleri hayata geçiyor. Bunlardan biri de Çanakkale 1915 Köprüsü. Altyapı işlerinden tecrübeli firmalardan Limak, Çanakkale 1915 Köprüsü’nü yapan 4 firmadan biri. 10 milyar lirayı aşkın yatırım değeri ve ‘dünyanın en uzun asma köprüsü’ özelliği ile dikkat çeken Çanakkale 1915 Köprüsü’nde temel atıldı.

Köprü inşaatında Kore şirketleri Daelim ile SK, Türk şirketi Yapı Merkezi ile ortak olduklarını belirten Limak Holding Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Özdemir, müteahhitlik sektörü için dikkat çeken bir noktaya değindi. Özdemir, “Türk firmaları artık yanına yabancı bir ortak almadan köprü yapabilmeli. Köprü yapacak teknolojiye ulaşmalıyız” dedi.

TEKNOLOJİYİ KAPACAĞIZ

Limak geçtiğimiz günlerde Türk müteahhitlik sektörünün tek kalemde yurtdışında aldığı en büyük projede temel attı. 4.5 milyar dolarlık Kuveyt Uluslararası Havalimanı yeni terminal binasının temel atma töreninden sonrasında İstanbul’a dönüş yolculuğunda Özdemir ile bir araya geldik. Türk müteahhitlerinin hem yurtiçinde hem de yurtdışında önemli projelere imza attığını söyleyen Özdemir, mega projelerde yabancı ortaklar olmadan iş yapabilecek seviyeye gelinmesi gerektiğini dile getirdi. Özdemir, “Çanakkale Köprüsü’nde projenin içinde olup bu teknolojiyi kapacağız. Afrika’nın, Uzak Doğu’nun daha çok köprüye ihtiyacı var. Biz de belki gidip Çin’de yapılacak köprünün ihalesine gireceğiz” diye konuştu.

FABRİKA YERİNE KONUT

Gündemlerinde 3 gayrimenkul projesi olduğunu açıklayan Özdemir, Makedonya Üsküp’te 250 milyon dolarlık bir projeye başlayacaklarını söyledi. İçinde 1000 konut, AVM, otel yer alacak projenin 2.5 yıl süreceğini belirten Özdemir, “Arsayı alırken Makedonya Başbakanı bize ‘Üsküp’ün yüzük taşını aldınız’ demişti. O neden projenin adını da Diamond (pırlanta) koyduk” dedi.

Diğer iki proje ise fabrika dönüşümü olacak. Özdemir, Gaziantep ve Ankara’da şehrin içinde kalan fabrikalarını şehrin dışına taşıyacaklarını ve bu alanlara gayrimenkul projeleri yapacaklarını dile getirdi. Ankara’da Külliye’ye yakın konumlanan 600 bin metrekare arsada konut, otel ofis ve alışveriş merkezi olan büyük bir kompleks planladıklarını belirten Özdemir, “Gaziantep Şahinbey’de ise 2 milyon metrekare arsa var. Büyükşehir ve ilçe belediyesine sunumları yaptık. Orada yeni bir yaşam merkezi kuracağız” ifadelerini kullandı.

RÜZGÂR ESTİRECEK

Limak’ın enerjide hedefinin 5 bin megavata ulaşmak olduğunu söyleyen Özdemir, 3 bin 200 megavata sahip olduklarını ve hedeflerine 3-4 yılda ulaşacaklarını ifade etti. Türkiye’nin en büyük güneş enerjisi santralinin kurulacağı Karapınar Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanı (YEKA) ihalesine girdiklerini hatırlatan Özdemir, “Yeni rüzgar YEKA ihalelerine girip pay almak istiyoruz. Güneşi kaybettik rüzgarda şansımız var” dedi. Özdemir, savunma sanayi sektöründe de Katmerciler ile olan ortaklıklarını hatırlatarak şunları söyledi: “Bu alanda da önemli işler yapma niyetimiz var.”

GAYRİMENKULÜN GELECEĞİ PARLAK

GAYRİMENKUL sektörünün zor bir dönemden geçtiğini belirten Nihat Özdemir, sektörün geleceğine de güvendiklerine vurgu yaptı. Özdemir, “2015 Kasım’da seçim oldu. Sonra hain darbe girişimi çıktı. Muvaffak olamadılar ama etki bıraktı. En büyük tesir de gayrimenkulde yaşandı. İnsanlar durup bekleyelim dedi. Referandum oldu yine insanlar bekleyeme geçti. Ama Hükümet durumu gördü müdahale etti. KDV, tapu harcı için indirimler geldi. Türkiye’den ev alan yabancıya vatandaşlık verileceği açıklandı. Şimdi ekonomide büyüme ve canlanma bekliyoruz. Yabancı kurların ve faizin düşüşü sürüyor. Nüfus artışı ile konut ihtiyacı büyüyor. Bir de gündemde kentsel dönüşüm var. Ben 10, hatta 20 yıl gayrimenkulde canlılığın süreceğine inanıyorum” dedi. Yaşanan hain darbe girişimi ve olumsuz jeopolitik gelişmeler karşısında Türkiye ekonomisinin ne kadar dirençli ve sağlam olduğunun gözler önüne serildiğini belirten Özdemir, “Referandum sonrasında artık önümüzde hiçbir engel kalmadı. Türkiye bütün planlamalarını büyümeye göre yapmalı. İşsizlik hızla aşağı çekilmeli” dedi. Özdemir, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ne verilen teşviklerle yatırımların hızla artacağını ve işsizliğin azalacağını söyledi.

BEŞİKTAŞ ŞAMPİYON OLUR

UZUN dönem Fenerbahçe ikinci başkanlık görevini yürüten Özdemir, “Tekrar Fenerbahçe yönetimine girmeyi düşünüyor musunuz” sorusuna ise “Şu an Fenerbahçe’ye yönetici olarak geri dönmeyi düşünmüyorum. Türkiye Futbol Federasyonu Başkan Vekiliği görevime ise devam edeceğim” dedi. Özdemir Süper Lig’deki şampiyonluk yarışını da sorduğumuz ise şunları söyledi: “Beşiktaş’ın şampiyonluk şansının çok yüksek olduğunu düşünüyorum. Beşiktaş’ın fikstürü de Başakşehir’e göre daha avantajlı.”

HEDEF CİRO 5 MİLYAR DOLAR

LİMAK Holding’in 2016 yılında toplam aktiflerinin 8 milyar doları aştığını belirten Özdemir, cirolarının ise 4.2 milyar dolara ulaştığını söyledi. Özdemir, 2017 yılında ise hedeflerinin ciroyu 5 milyar dolara çıkarmak olduğunu sözlerine ekledi.

 

Bu haber toplam 864 defa okunmuştur
Röportaj
Gazete Manşetleri
Özel Haber
Analiz
Yorumlananlar
Anket
Turizm haberinde ne beklersiniz?
Doğruluk
Hız
Fark
Anlatım
Çok Okunanlar