Perşembe, 25 Mayıs 2017 08:50
09:00 Hüseyin Kırk, TÜRSAB'a talip         16:00 Merhum Mustafa Koç’a ‘Vefa Ödülü’         16:00 Online tatile 10 milyar TL aktı         15:00 Palmarina Bodrum’a Kahraman         14:00 Hint düğünleri Antalya EEMA’da         13:00 Hint ve Çin usulü Yaza Merhaba         12:00 262 Towers'ın tanıtımı yapıldı         11:00 i-Mice, Atina'da etkinlik yapıyor         10:00 Lux* Bodrum Resort açıldı         09:00 1.5 Milyar iki köprüye gidecek         10:00 Hasan Erdem: Birleşmeye hazırız         09:00 Skal İstanbul’dan “Yaza Veda” partisi         14:00 Ukrayna’ya kimlikle seyahat         13:30 Tolun: Larnaka’dan tur düzenleyin         13:00 Turizmci giderleri iyice kıstı         12:30 KKTC’de ‘Miss’ ve ‘Bay’ seçiliyor         12:00 İşkur, YouTuber yetiştirecek         11:30 İBB'den İstanbul'a 30 yeni proje!         11:00 Erciyes, dünyaya tanıtılıyor         10:30 Tur otobüslerinde sıkı denetim         10:00 Halfeti, turizmin parlayan yıldızı         09:30 THY'den turizme destek hamlesi!         09:00 Kruvaziyerde önemli kayıp         08:00 Booking'den 'hukuki süreç' açıklaması         07:00 Oteller Booking’in davasına koştu        
ARŞİVDE ARA
FOTO GALERİ
LİNK BANKASI
ARŞİVDE ARA
HAVA DURUMU
İstanbul
Ankara
İzmir
Antalya
FED tutanaklarında daha hızlı faiz artışları gerekebileceği belirtildi
05 Ocak 2017 Perşembe 09:00
ABD Merkez Bankasının (Fed) toplantı tutanaklarında, yeni yönetimin genişlemeci mali politikalarının öngörülenden daha hızlı faiz artışlarını gerektirebileceği belirtildi.

EKONOMİK YORUM
İSTANBUL- ABD Merkez Bankasının (Fed) toplantı tutanaklarında, yeni yönetimin genişlemeci mali politikalarının öngörülenden daha hızlı faiz artışlarını gerektirebileceği belirtildi.

Federal Açık Piyasa Komitesinin (FOMC) 13-14 Aralık 2016 tarihinde düzenlenen toplantısına ilişkin tutanaklar yayımlandı.

FOMC üyelerinin politika faizini yüzde 0,25-0,50 aralığından yüzde 0,50-0,75 aralığına çıkarma kararı aldığı kritik toplantının tutanaklarında, "Tüm üyeler, aralık toplantısında federal fonlama oranında 25 baz puanlık faiz artışına gidilmesini uygun gördü." ifadesine yer verildi.

Tutanaklarda, FOMC'nin 2017 sonuna ilişkin ortalama faiz oranı beklentisinin yüzde 1,1'den yüzde 1,4'e yükselmesinin birkaç üyenin tahminlerini yukarı çekmesinden kaynaklandığı belirtildi.

Buna karşın, gelecek birkaç yıldaki faiz artışlarının, inatla düşük seyreden verimlilik artışı, güçlenmeye devam eden dolar ve yavaş küresel büyüme gibi faktörler nedeniyle kademeli olacağının vurgulandığı tutanaklarda, "Kısa vadeli faiz oranlarının bu toplantıdaki faiz artışına rağmen sıfıra yakın olması, FOMC'nin ekonomideki olası ters şoklara karşı parasal desteği artırma yeteneğini kısıtlıyor." yorumunda bulunuldu.

Tutanaklarda, ABD piyasalarında geçen kasım ayında yapılan başkanlık seçimlerinin ardından yaşanan gelişmelere değinilirken, "Piyasa aktörleriyle yapılan anketler, ABD devlet tahvili faizlerindeki artış, varlık fiyatları ve dolardaki yükselişin en önemli nedeninin kamu harcamaları ve vergi politikalarına yönelik beklentilerin değişmesinin etkili olduğunu ortaya koydu." değerlendirmesine yer verildi.

SIKI PARA POLİTİKASI

Ayrıca, 20 Ocak'ta ABD Başkanlığı görevini devralacak Donald Trump'ın mali politikalarının para politikasını nasıl etkileyeceğine ışık tutan tutanaklarda, "Birçok üye şu anda mali politikalardaki değişimin ölçütü, kompozisyonu ve zamanı konusunda büyük belirsiz olduğunu belirtti ancak daha genişlemeci mali politikaların toplam talebi sürdürülebilir seviyenin üzerine çıkaracağı ve muhtemelen daha sıkı para politikası gerektireceğini kaydetti" ifadelerine yer verildi.

Bununla birlikte, birkaç üyenin son gelen enflasyon rakamları ve iş gücü piyasasında süren güçlenme nedeniyle görece daha sıkı para politikasının uygun olacağına yönelik görüşleri de tutanaklara yansıdı.

Fed, dört faiz artışı beklentisiyle başladığı 2016'yı aralık toplantısıyla yaptığı tek faiz artışıyla kapatırken, 2017'ye yönelik faiz artışı beklentisini ikiden üçe çıkarmıştı.

FOMC'nin bu yılki sekiz toplantısından ilki ise 31 Ocak - 1 Şubat tarihlerinde Washington'da yapılacak

FUTBOLCULARI ÖDEMELERİ
Futbol kulüplerinin Türk Lirası olarak futbolcularına ödeme yapacak olması TL'ye olumlu etki yapabilir 15 Temmuz'daki darbe girişimi ile 8 Kasım'da Trump'ın ABD'nin yeni başkanı seçilmesi TL üzerinde 3. Çeyrek itibari ile baskı oluşturmaya başladı ve 2017'de tüm gözlerin TL'nin üzerine çevrilmesine neden oldu. 2016'nın son günlerinde başlatılan TL'ye destek çağrısına kayıtsız kalmayan Türk halkı ve firmalar, TCMB'nin verilerine göre 500 milyon Dolar'lık YP mevduatını TL'ye çevirdi. 200 milyar Dolar'a yakın olduğu tahmin edilen yastık altı paralarını da hesaba katarsak TL'ye dönen varlık hacminin daha yüksek olduğu tahmin edilebilir.

Önemli bakanlıklar, BIST, EPDK, İstanbul Büyükşehir Belediyesi TL'ye dönen kurumların birkaçı olarak sayılabilir. Ancak içlerinde bir kurum daha da çok göze çarptı: Medipol Başakşehir Futbol Kulübü! 2016-2017 sezonunda, futbolcu ve teknik ekibine yaklaşık 15 milyon Euro'ya yakın yıllık ödeme yapacak kulüp, 1 Aralık itibari ile ödemelerin TL üzerinden yapılacağını ve birçok personelinin de TL'de kalmayı sürdüreceğini umduklarını bildirdi. Aralık ayından sonraki ödemelerin TL üzerinden yapılacağını düşündüğümüzde, yaklaşık 7,5 milyon Euro karşılığında TL'nin 2017 yılı içerisinde ödeneceği beklenebilir. Başta Türk futbolcuların ve teknik ekip elemanlarının isteği üzerine olmak üzere, miktarın yarısının TL'de kalacağını kabul edersek 4 milyon Euro karşılığı yaklaşık 14,5 milyon TL'nin piyasada yerli para cinsinden varlıklarda kalabileceğini öngörebiliriz. Yaklaşık hesaplamalara göre, şu ana kadar TL'ye dönen mevduat miktarının yaklaşık %1'i.

Domino etkisi yaşanabilir mi?

Özellikle piyasaların küreselleşmesiyle hayatımıza giren domino etkisi kavramını, kısaca bir olayın başka olayları tetikleyerek etki alanında büyüme yaratması diye tanımlayabiliriz. O zaman cevap arayacağımız ikinci soru: Medipol Başakşehir ile başlayan hareket başka kulüpleri de etkileyebilir mi? Olası domino etkisinin etkisi hangi boyutta hissedilebilir?

futbolcu-maaslari.jpg

4 büyükler yılda 205 milyon dolar maaş ödüyor

4 büyükler özelinde bakarsak; Fenerbahçe'nin 70 milyon Euro, Galatasaray'ın 60 milyon Euro, Beşiktaş'ın 50 milyon Euro ve Trabzonspor'un 25 milyon Euro yakınında yıllık maaş ödemesi bulunuyor. Diğer 13 kulüpte ise ödemeler, 20 milyon Euro ile 4 milyon Euro arasında değişim gösteriyor. Toplamda ise, yıllık yaklaşık 350 milyon Euro gibi büyük bir rakama ulaşıyoruz. Aynı metodolojiyle, yarısının ödenmiş olduğunu varsayıp yarısının da ödeme sonrası dövize dönüldüğünü düşünürsek 87,5 milyon Euro'luk kısmın karşılığı TL'de kalacaktır. Bu durum da, piyasalarımıza yaklaşık 320 milyon TL bırakacak ve TL'ye olan talebi kuvvetli şekilde yukarı çekecektir. Yeniden TL'ye dönen YP mevduatlarla karşılaştırırsak, şu ana kadar yapılan dönüşün %20'sine varan bir rakama ulaşıyoruz. Binlerce kişi ve kurumun katıldığı TL'ye dönüş hareketinin futbol kulüplerinin katılımı ile ne kadar güçlenebileceğini sadece bu rakamdan bile hissedebiliriz.

İşin bilanço boyutuna bakarsak, 31 Ağustos 2016 itibariyle yaklaşık rakamlarla Galatasaray'ın 115 milyon Euro, Fenerbahçe'nin 105 milyon Euro, Beşiktaş'ın 75 milyon Euro ve Trabzonspor'un 65 milyon Euro net YP yükümlülüğü bulunmaktadır. Kur hareketlerine karşı korumasız olan yükümlülükler, TL'nin döviz sepetine karşı %10 değer kaybettiği durumlarda bilançolara 35 milyon TL'ye kadar ekstra yük getirebilmekte. YP Yükümlülük/Toplam Yükümlülük oranları ise yaklaşık en yüksek Fenerbahçe'de 37,5% iken en düşük 22% ile Beşiktaş'ta görülmekte ve üçte bire kadar YP yükümlülüklere boğulmuş kulüpleri işaret etmektedir.

Sonuç olarak, lig lideri Medipol Başakşehir'in yaktığı meşalenin başka kulüplere ve oradan da vatandaşlara sıçraması halinde, TL'nin YP birimlerine karşı daha güçlü durabileceği futbol kulüplerin de yardımıyla koruyabileceğini istatistiklerden öngörebiliyoruz. Ayrıca, TL ile yükümlülük oluşturmak onları kur riskinden koruyabilir ve daha sağlıklı bilanço yapısı kazanmalarını sağlayabilir.

Destek Yatırım
 

Bu haber toplam 774 defa okunmuştur
Röportaj
Gazete Manşetleri
Özel Haber
Analiz
Yorumlananlar
Anket
Turizm haberinde ne beklersiniz?
Doğruluk
Hız
Fark
Anlatım
Çok Okunanlar