Salı, 26 Eylül 2017 18:06
13:00 TÜROB: Otobüslere teşvik istedi         17:00 Rumlardan Türk otellerine yasak         16:00 Pasaport, ehliyet nüfus idaresinde         15:00 Bakan Zeybekçi: Boeing Türk olacak         14:00 Simit Sarayı, 8 mağaza ile Sırbistan’da         13:00 Emirates’ten Avustralya’ya 4 sefer         12:00 Muş Havalimanı temeli atıldı         11:00 İstanbul’a 7 milyon turist geldi         10:00 Pandeli Restoran yeniden açılıyor         09:00 Kabinden kokpite geçmeyi başardı         21:00 Eko-etiket dönemi başlıyor!         20:00 Merkel dördüncü kez kazandı         19:00 ABD'den 8 ülkeye seyahat kısıtlaması         10:00 Kazakistan’la sağlık turizmi anlaşması         18:30 Kadir Topbaş istifa etti         10:00 Erdoğan THY-Boeing imza töreninde         09:00 Denizli Termal Turizm Zirvesi          13:00 Sağlık turizminden 7.5 milyar dolar         12:00 Turizmdeki ivme istihdama yaradı         11:00 Google, HTC'yi 1.1 milyar dolara aldı         09:00 Kadir Topbaş istifa mı etti?         11:00 Erdem: TÜRSAB’ta metal çürümesi         09:00 Ulusoy, TÜRSAB'a yeniden aday         12:00 Rixos, Dubai’nin kalbine yerleşti         12:00 Turizimcinin ‘turizm kredisi’ talebi        
ARŞİVDE ARA
FOTO GALERİ
LİNK BANKASI
ARŞİVDE ARA
HAVA DURUMU
İstanbul
Ankara
İzmir
Antalya
Gazeteciler Konya’nın bilinmeyen yönlerini Prontotur ile keşfettiler
21 Kasım 2012 Çarşamba 11:30
Konya Mevlana’nın eşitliğe, kardeşliğe, birlik ve beraberliğe huzura, sevgiye çağrısıyla ziyaretçi alıyor. Özkan Altıntaş Şems-i Tebrizi türbesini ziyaret etti

ÖZKAN ALTINTAŞ-TÜRKİYE TURİZM
KONYA-
Prontotur son yıllarda düzenlediği farklı turlarla Türk halkına dünyayı gezdiren seyahat acentesi olarak tanındı. Bu kez Türk halkına Türkiye’yi tanıtmak için yurtiçinde tarih ve kültür turlarını artıran Prontotur, yaklaşan Şeb-i Aruz törenleri için programına Konya’yı aldı. Konya Belediyesi’nin gelen talepler üzerine düzenlediği her hafta yapılan Sema gösterileri ve Konya turlarını basın aracılığıyla duyurmayı amaçladı.
Konya Mevlana’nın eşitliğe, kardeşliğe, birlik ve beraberliğe huzura, sevgiye çağrısıyla huzur şehri olarak ziyaretçi alıyor. Konya hoşgörünün, sabrın, tevekkülün mizahin ve insan sevgisinin merkezi olarak büyük çekim gücüne sahip bulunuyor. Geziye katılan gazeteciler iki gün boyunca Mevlana ile bütünleşen Konya’nın bilinmeyen yanlarını keşfettiler.

konya-semsi-tebrizi-3.jpg

 konya-gazeteciler.jpg

KONYA GEZİSİNE KATILAN GAZETECİLER


Düzenlenen Konya gezisine ntvmsnbc.com’dan Tarık Kızıldağ, Haber7.com’dan Remziye Karakuş, Zaman’dan Fetullah Erkan Emre, Takvim.com’dan Murat Karayılan, Aktüel’den Göksan Göktaş, Varan-Ulusoy dergilerinden Kübra Sakman, Turizmaktuel.com’dan Halil Tuncer. TurkiyeTurizm.com’dan Özkan Altıntaş katıldı. Gezide Prontotur Kültür Turları Bölümü’nden Mustafa Kemal Vardar ile Elçin Eroğlu, Prontotur’un pr şirketi Markaevi İletişimin Başkanı Makbule Batur gazetecilere eşlik etti. Konya’da gazetecilere profesyonel turizm rehberi Neslihan Öztürk bilinmeyenleri anlattı.

KONYA’NIN GEÇMİŞİ M.Ö.7000’Lİ YILLARA UZANIYOR

İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan Pegasus havayollarının uçağı ile yaklaşık bir saat yolculuk yapıldı. Uçak tekerleklerini piste koyduğu zaman Konya ovasını kaplayan kesif sis dikkati çekti. Bizi şehre götüren minibüse bindiğimizde sis daha etkiliydi.
Ayağımızın tozuyla geziye başladık. Profesyonel turizm rehberi sanat tarihçi Neslihan Öztürk bize heyecanla Konya’yı ve Mevlana’yı anlattı.
İnsanlık tarihinin ilk yerleşim yerlerinden biri olarak M.Ö. 7000’li yıllara uzanan geçmişiyle birçok medeniyetin izlerini taşıyan Konya müze şehir görüntüsündeydi. Coğrafi konumuna göre prehistorik dönemden başlayarak neolitik, kalkolitik, erken bronz dönemlerinde yerleşim olduğu biliniyor. Konya ovasındakı 360 höyükten birisi olan Çatalhöyük kazılarındaki bulgulardan Konya’nın geçmişi tespit edildi. Hititler, Frigler, Lidyalılar, Persler ve Büyük İskender döneminde Konya önemli bir yerleşim yeri olarak tarihte yerini aldı.

MÜSLÜMAN VE HRİSTİYAN İNANÇ TURİZMİNİN BAŞKENTİ

Konya, Müslümanlık için olduğu kadar Hristiyanlık için de önemli bir şehirdi. Antik dönemde İkonium olarak anılan Konya’nın adı İncil’de ‘Elçilerin Görevleri’ bölümünde Aziz Paulos ve Barnabas ile geçiyor.
Hazreti İsa’nın havarilerinden Aziz Paulos, Konya’da Lystra ve Derbe’de dini geziler yaptı. Böylece Konya Roma ve Bizans döneminde önemli bir inanç merkezi oldu.
Türk-İslam tarihinde ise dünyanın önemli kültür, bilim, sanat merkezi oldu ve 13.yy’da Selçuklulara başkent olunca değeri daha arttı. Mevlana, Şems-i Tebrizi, Sadrettin-i Konevi, Nasreddin Hoca gibi önemli kişiler Konya’da yaşadı.

derviscizili2.jpg

ALÂADDİN KEYKUBAD KONYA’YA DAVET ETTİ

Mevlâna, Afganistan’ın kuzeyinde bulunan Horasan bölgesindeki Belh şehrinde 30 Eylül 1207’de dünyaya geldi. Horasan’ın önemli alimlerinden olan babası Bahaeddin Veled, Moğol istilası ve karşı olanlar nedeniyle ailesiyle birlikte göç ederek Karaman’a yerleştiler. 1229’da Selçuklu Sultanı Alâaddin Keykubad’ın daveti üzerine Konya’ya yerleştiler. Bahaeddin Veled 1231’de vefat edince genç Celâleddin’i yerine geçirmek istediler. Uzun bir eğitim dönemi sonrası müridlerine eğitim ve öğretim vermeye başladı.

konya-semsi-tebrizi-5.jpg

 konya-semsi-tebrizi-6.jpg

ŞEMS-İ TEBRİZİ, MEVLANA’NIN FİKİRLERİNİ DEĞİŞTİRDİ

Mevlâna, 1244’te Konya’ya gelen tuhaf halli Şems-i Tebrizi adlı bir dervişle tanışınca birden değişti. Manevi alanda ilerlemeyi düşünen Mevlana yolunu değiştirdi. Tasavvufu tercih ederek şiirlere, semaya yöneldi. Ancak Mevlana’nın kim olduğu bilinmeyen Şems-i Tebrizi ile olmasını istemeyenler ona tavır aldı. Hakaretlere dayanamayan Şems ortadan kaybolup Şam’a gitti. Mevlâna, onu geri çağırdı. Ancak onunla beraber olmasını istemeyenler gizlice Şems’i öldürerek cesedini kaybettiler.

konya-semsi-tebrizi-1.jpg

MEVLANA ŞEMS’İ KALBİNDE BULDU

Şems kaybolunca Mevlana şaşkına döndü. Şems’ten ayrılık onu çok üzmüştü, ama sonunda O’nu kalbinde bularak arayışını terk etti.
Bu halini şu beyitle dile getirerek sevgi ile ulaşılacak mertebeleri anlattı.

“Beden bakımından ondan ayrıyım ama bedensiz ve cansız ikimiz de bir nuruz.
Ey arayan kişi! İster Onu gör, ister Beni. Ben O’yum, O da Ben”

Mevlana Celaleddin Rumi değişimin önemini şu sözlerle anlatıyor:

Her gün bir yerden göçmek ne iyi,
Bulanmadan donmadan akmak ne hoş,
Her gün bir yere konmak ne güzel.
Dünle beraber gitti cancağızım,
Ne kadar laf varsa düne ait
Şimdi yeni şeyler söylemek lazım.

konya-semsi-tebrizi-8.jpg

MEVLANA’NIN ŞEMS-İ TEBRİZİ İLE BULUŞTUĞU NOKTA İHMAL EDİLİYOR

Gazetecilerin gezisi sırasında rehber Mevlâna’nın yaşama bakışını değiştiren Şems-i Tebrizi ile buluştuğu yeri gösterdi. Bu kadar önemli buluşmanın olduğu yer bir yolun köşesi olarak bırakılmış ve neresi olduğu hakkında en küçük bir iz bile yoktu. Oraya bir tabela bir işaret konulmaması acıydı.
Mevlana’nın fikir hayatında önemli değişimler yapan Şems-i Tebrizi’nin türbesi ise açık bir parkın ortasında yer alıyor. Yanında semahane bulunuyor. Çevrede bulunan esnaf türbenin “Böylesine güvenliksiz ve açıkta durması bazı güvenlik sorunlarını yaratıyor” dediler. Her yıl İran’dan gelen yüzlerce turistin ziyaret ettiği türbenin daha korumalı ve gösterişli olması lazımdı.

TURİST ARAÇLARI İÇİN OTOPARK YERİ YAPILMALIDIR

Konya'nın turistler tarafından en çok ziyaret edilen yerlerinden Alaaddin Cami ve tepesine gittiğimiz zaman aracın şoförü nereye park edeceğini konusunda rehberle konuşuyordu.Böylesine turist alan bir şehirde turist taşımacılığı yapan araçlara tarihi eserlerin bulunduğu yerlerde park izni verilmiyordu. Nitekim gezimizi tamamlayıp çıkarken araç bizi kaldırım kenarında alarken ortaya çıkan bir polis bizim bindiğimizi gördüğü halde baskı yaparcasına şoföre "Gidiyor musun?" diye sordu. Böyle önemli bir şehirde turistlere rahatlık verilmeyişi gerçekten şışırtıcıydı. Önce turist araçlarına park yeri giösterilmeli, sonra polisler eğitilmelidir diye düşündüm.
 
konya-alaattin-camii-1.jpg

konya-alaattin-camii-4.jpg

konya-alaattin-camii-6.jpg

ALAADDİN CAMİİ VE TEPEDE BİTMEYEN ONARIM

Konya’yı Bizanslılardan alan Selçuklu sultanları burayı başkent yapınca şehrin ortasındaki kaleyle çevrili tepeye Alaaddin Camii’ni yaptırdılar. Yapımına 1120 yılında başlanan cami 1220’de Sultan 1.Alaaddin Keykubad zamanında tamamlandı. Caminin mimarı Muhammed Bin Havlan El Dimişki’dir. Roma, Bizans ve Bizans dönemlerine ait 62 adet devşirme malzeme olarak mermer sütun bulunuyor. Üzeri ahşap çatı ile örtülüdür.

konya-alaattin-camii-3.jpg

Camide 1155 tarihli Ahlatlı usta Hacı Mengüberti tarafından abanoz ağacından yapılmış Selçuklu dönemi abanoz işçiliğinin muhteşem örneği bulunuyor. Mihrap ise Sille taşından yapılmadır.

konya-alaattin-camii-2.jpg

Caminin avlusundaki iki türbeden birisi yarım kalmıştı.Diğer kümbette 8 Selçuklu sultanının mezarı bulunuyor.Ayrıca avluda üzeri açık bir sarnıç yer alıyor. Tepenin önünde bulunan saray kalıntısı ise 2010 yılından bu yana onarılıyor.

konya-karatay-4.jpg

KARATAY MEDRESESİ ESKİ KİMLİĞİNE KAVUŞTURULUYOR

1251 yılında Selçuklu Veziri Celâleddin Karatay tarafından yaptırılan Karatay Medresesi’nin mimarı bilinmiyor.

konya-karatay-2.jpg

Avlunun üzeri tepesinde fener bulunan turkuvaz rengi mozayiklerle kaplı kubbe ile örtülüdür.Kubbe kasnağı ve tepesi küfi yazı ile Bakara suresinin ayetleriyle süslüdür. Öğrenci hücreleri, panolarda da Bakara suresi yer alıyor. Celalettin Karatay için yaptırılan türbede burada yer alıyor. Selçuklu taş işçiliğini mükemmel örneği portalde, medresenin yapımı ile ilgili kitabe ve Neml suresi yer alıyor.

konya-karatay-1.jpg

konya-karatay-3.jpg

konya-karatay-6.jpg

Çini Müzesi olarak kullanılan medresenin içersinde Kubadabad Sarayı’nda bulunan çiniler sergileniyor.13.yy’da dünyanın en önemli kültür merkezlerinden olan medresede hadis ve tefsir ilimleri okutuluyordu. Medresenin müze halinden çıkarılarak yeniden eski kimline kavuşturulacağı belirtildi.

konya-ince-minare-1.jpg

konya-ince-minare-2.jpg

konya-ince-minare-5.jpg

İNCE MİNARELİ MEDRESE’NİN PORTALİ KORUNMALI


1254 yılında Selçuklu Veziri Sahibata Fahreddin Ali tarafından mimar Keluk bin Abdullah’a yaptırıldı. Kubbeye geçişlerde ‘Türk üçgeni’ denilen üçgen bingilerin kullandığı görülür. Kubbe kasnağında küfi yazıyla Mülk suresi yer alıyor. Sülüs yazı ile Fetih ve Yasin sureleri ile donatılan portal ise Selçuklu dönemi taş işçiliğinin en güzel örneklerinden biri olarak görülüyor. Bu kapının gerekli koruma altına alınması gerekiyor.

konya-ince-minare-4.jpg
Türklerin 1071'de Malazgirt Meydan muharebesi ile Anadolu'ya girişlerindeki gücü ve heybeti bir başı doğuya diğer başı batıya bakan Selçuklu kartalının heybetli duruşunda görülüyor. Günümüzde Türkiye'nin ülke tanıtımı için sembol arayışlarına bu Selçuklu kartalının simge olarak seçilmesiyle son verilebileceğini düşündük.

konya-ince-minare-3.jpg

Medrese Taş ve Ahşap Eserleri Müzesi olarak kullanılıyor. Hadis ilimlerini okutmak üzere yapılan medresede eski Konya Kalesi ile Selçuklu ve Karamanoğulları dönemine ait kitabeler, mezar taşları, rölyefler, ahşap kapılar, pencereler sergileniyor.

YARIN: MEVLANA MÜZESİ VE DERGÂHI

Bu haber toplam 11609 defa okunmuştur
Röportaj
Gazete Manşetleri
Özel Haber
Analiz
Yorumlananlar
Anket
Turizm haberinde ne beklersiniz?
Doğruluk
Hız
Fark
Anlatım
Çok Okunanlar