Salı, 26 Eylül 2017 18:16
13:00 TÜROB: Otobüslere teşvik istedi         17:00 Rumlardan Türk otellerine yasak         16:00 Pasaport, ehliyet nüfus idaresinde         15:00 Bakan Zeybekçi: Boeing Türk olacak         14:00 Simit Sarayı, 8 mağaza ile Sırbistan’da         13:00 Emirates’ten Avustralya’ya 4 sefer         12:00 Muş Havalimanı temeli atıldı         11:00 İstanbul’a 7 milyon turist geldi         10:00 Pandeli Restoran yeniden açılıyor         09:00 Kabinden kokpite geçmeyi başardı         21:00 Eko-etiket dönemi başlıyor!         20:00 Merkel dördüncü kez kazandı         19:00 ABD'den 8 ülkeye seyahat kısıtlaması         10:00 Kazakistan’la sağlık turizmi anlaşması         18:30 Kadir Topbaş istifa etti         10:00 Erdoğan THY-Boeing imza töreninde         09:00 Denizli Termal Turizm Zirvesi          13:00 Sağlık turizminden 7.5 milyar dolar         12:00 Turizmdeki ivme istihdama yaradı         11:00 Google, HTC'yi 1.1 milyar dolara aldı         09:00 Kadir Topbaş istifa mı etti?         11:00 Erdem: TÜRSAB’ta metal çürümesi         09:00 Ulusoy, TÜRSAB'a yeniden aday         12:00 Rixos, Dubai’nin kalbine yerleşti         12:00 Turizimcinin ‘turizm kredisi’ talebi        
ARŞİVDE ARA
FOTO GALERİ
LİNK BANKASI
ARŞİVDE ARA
HAVA DURUMU
İstanbul
Ankara
İzmir
Antalya
Savaştan sonra yeniden imar edilerek yaratılan esrarengiz Erbil
12 Mayıs 2012 Cumartesi 11:00
Türkiye'de herkesin tehlikeli diye düşündüğü Erbil'de 1204 Türk firması çalışıyor ve ABD'nin planları doğrultusunda şehri yeniden yaratıyorlar.

ÖZKAN ALTINTAŞ- TÜRKİYE TURİZM
ERBİL / KUZEY IRAK -
Türkiye’de Erbil denilince bombaların patladığı, insanların birbirini öldürdüğü, kan gövdeyi götüren bir yer akla geliyor. Oraya giderken herkes “Ne işin var Erbil’de orası tehlikeli” demişti. Birlikte gittiğimiz gruptan bir gazeteci arkadaşım paralı askerlikten yararlanmıştı. Ailesine “Erbil’e gidiyorum” deyince “Oğlum askerliğini iptal için dünya kadar para ödedik. Ne işi var Erbil’de?” bile demişlerdi.

erbil-2.jpg

Atlasjet’in Airbus 321 uçağı ile Atatürk Havalimanı’ndan Erbil’e hareket ettiğimizde kafamda bir sürü soru işareti vardı. Uçak doluydu ve Erbil’e çok giden vardı. Yanımda oturanlarla sohbet ettiğimde bir çoğunun Erbil’i fırsat ülkesi olarak gördüğünü ve iş imkanları aramaya gittiğini anladım. Hepsinin de kafasında “Amerika petrol yüzünden Erbil’e para yağdırıyordu ve bundan nasıl pay alabiliriz?” şeklinde fikir vardı.

erbil-3.jpg

erbil-4.jpg

Yaklaşık 2,5 saatlik yolculuk yaptık. Yolda oldukça çok sayıda türbülans geçirdik. Havadan baktığımda ineceğimiz yerlerin sarı ve ağaçsız toprakları ile çölden farkı yoktu. Daha sonra uçak Erbil Uluslararası Havalimanı’na doğru inişe geçti. Uçaktan bizi alan otobüslerle pırıl pırıl, modern bir terminale girdik. Sorduğumuzda “Türkler yaptı” dediler.

erbil-1.jpg

“KÜRDİSTAN’A HOŞ GELDİNİZ”

Terminale doğru yürürken koridorun iki yanında reklam panoları asılıydı. Blyblos Bank’ın “Kürdistan’a hoş geldiniz” tabelası dikkatimi çekti. Günümüzde Erbil, Irak'ın Kürdistan Bölgesel Yönetiminin başkenti durumundadır. Kürdistan’a gelmiştik ve Erbil Kürdistan’ın başkentiydi. Musul ve Süleymaniye diğer şehirleriydi.
 

erbil--7.jpg

Uluslararası Erbil Havaalanı'na Türkiye'den THY, Atlasjet, Pegasus havayolları ile direkt uçuşların yanı sıra karayolu ile de ulaşılıyor. İstanbul, Adana, Ankara, Mardin, Gaziantep'den otobüslerle Erbil'e geçiliyor. Mardin ya da Silopi'den sınıra kadar dolmuş taksilerle, sınırdan sonra da yine dolmuş taksiler ile geçiş yapılıyor. Kuzey Irak'a Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları 10 günlük ücretsiz vize ile giriş yapabiliyorlar. İstenildiği taktirde vize süresi uzatılabiliyor.

erbil--6.jpg

GÖREVLİ “HOŞ GELDİNİZ” DEDİ

Pasaport kontrolüne doğru giderken terminalin yan duvarlarında kaçak ülke bayrakları asılı olduğunu fark ettim. KKTC’nin bayrağı vardı. Gözlerim Türkiye’nin ay yıldızlı bayrağını aradı ve buldum.
Pasaport kontrolünde genç bir görevli “İlk defa mı geliyorsunuz?” diye sordu. “Evet” deyince nazikçe “Hoş geldiniz” dedi. Bu davranışla kafamdaki bazı soruları bir kenara attım. Terminalden dışarı çıktığımızda otobüsümüz bizi bekliyordu. Terminalin önünde birkaç kişi gelenleri karşılamak üzere bekliyordu.

erbil--33.jpg

Otobüsümüz havalimanından ayrılırken gökyüzüne doğru silah gibi uzanan garip bir anıtın önünden geçtik. Çevresi sarı topraklarla kaplı, havada garip bir toz bulutunun uçuştuğu asfalt yollardan geçerek kalacağımız Divan Erbil Oteli’ne doğru yollandık. Her yerde inşaat vardı ve tabelalarda Türk firmalarının adı okunuyordu. Burada çalışan firmaların yüzde 50’sini Türkler oluşturuyordu. Erbil’in yeniden imarını Türk firmaları yapıyordu.

erbil--1a.20120512122437.jpg

MUHTEŞEM DİVAN ERBİL OTELİ

Koç Holding’in 100 milyon dolara malolan Divan Erbil Oteli Koç yönetiminin katıldığı törenle hizmete girdi. Divan’ın işletmesini yaptığı Elegance Yapı’nın yatırımcı olduğu otel Türkiye sınırları dışında Türklerin yaptığı en lüks otel olarak sayılabilir. Kullanılan malzeme, dekorasyon ve ince noktasına kadar ayrıntılarda muhteşemliği görüyorsunuz 280 odası ile Erbil’in en lüks oteli olarak hizmete giren Divan Erbil’i yapımı süren Marriott ve Double Tree Hilton Otelleri izliyor. Daha önce yapılan Rotana, Royal gibi oteller süperlüks otellerin devreye girmesiyle sonük kalmışlar. Şimdilik herkes Divan Erbil’i tercih ediyor.
Nasıl tercih etmesinler. Amerika Kuzey Irak’a para yağdırmış. Birleşmiş Milletler gelene kadar Erbil’de sokakta gezenin, hiç iş yapmayanın bile cebine aylık olarak 800 dolar koyuyordu. Şimdi ise ayda bir dolar karşılığı yiyecek içecek veriyor. Halk bir şekilde petrolden pay alıyor. Erbilli olupta fakir olan yok. Kılığa kıyafete bakmayın, ceplerinde tomar tomar dolar taşıyorlar. Zenginlik almış başını gidiyor.

erbil-halk.jpg

AKŞAMA KADAR YATIYORLAR

Bu kadar kazanç olunca adam neden çalışsın? Kurallara göre 08.30’da işe giden Erbilli saat 14.00’te dükkanını kapatıp eve diyor yatıyor. Klimalı evinde akşama kadar uyuyor. Akşam 17.00-18.00 civarında kalkıyor. Çoluğu çocuğu toplayıp paklara et mangal yapmaya gidiyor. Neden gitmesin elektrik bedava… Su bedava… Ekmek elden su gölden yaşayıp gidiyor. Bu nedenle Erbil halkı tembelliğe iyice alışkın. Çalışanlar ise yabancılar… Amerikalılar, İngilizler, Fransızlar, Almanlar, Japonlar ve Uzakdoğululular… Bunların dışında her yerde Türkler...

erbil--16.jpg

PERSONEL BULAMIYORUZ

Divan Oteli’nin CEO’su Marcos Bekhit ile Genel Müdürü İngiliz Clive Smith söyledi. “Çalışacak personel bulamıyoruz”
Nitekim Divan Erbil’de 28 ülkeden 280 kişi çalışıyor. Türklerin sayısı ise 3’ü 5’i geçmiyor…
Divan Oteli’ne ayak bastığımızda Erbil hakkındaki endişe dolu düşünceler kafamızdan uçup gitti. Silahlar, patlayan bombalar bekliyorduk. Hiçte öyle olmadı. ABD tarafından korunduğu hissedilen özerk bir bölgedeydik. Burada silahlar yerine para konuşuyordu. Doların hakim olduğu bir ülkedeydik. Irak’ın diğer şehirlerinden kaçanlar bile “Burada rahatız” diyorlardı. Özellikle Bağdat ve Basra için tehlikeli diyenler bunu söylüyordu. ABD, Erbil’i bölgede kendine yeni bir üs olarak seçerken, altyapısını da hazırlıyordu.
Devlet binaları, uluslar arası zincir oteller, zincir marketler ve şirketler burada ofisler açıyor. Herkes Erbil Dubai gibi olacak derken biraz abartıyor. Erbil Kuzey Irak’ta ABD’nin giydirdiği kıyafetle önemli bir şehir olmaktan öteye gidemez.
Erbilli bunu biliyor. "Petrolümüz var ABD buradan gitmez ve bize payımızı verecektir.Vermezse o zaman görür. Onun için inşaatlar sürüyor" diyor.
YARIN: ERBİL’DE YAŞAM VE ABD'NİN SIRRI

Bu haber toplam 14023 defa okunmuştur
Röportaj
Gazete Manşetleri
Özel Haber
Analiz
Yorumlananlar
Anket
Turizm haberinde ne beklersiniz?
Doğruluk
Hız
Fark
Anlatım
Çok Okunanlar