Çarşamba, 22 Şubat 2017 19:50
16:00 Rehberler Günü’nde plaketler verildi         14:00 Karaköy Yolcu Salonu’na kıydılar!         13:00 Dr.Cüneyt Mengü: Tanıtıma devam         12:00 Tesco, Migros’a devredildi         11:00 Yunan Adaları vize için ayaklandı         10:00 İstanbul’un kentsel dönüşüm adaları          09:00 THY’nin ikiz pilotları ayrı ‘havalarda         18:00 Dreamliner Trump ile tanıtıldı         17:00 Mey İçki'ye 155 milyon TL ceza         16:00 Çavuşoğlu: Turistlere engel kalkıyor         15:00 Turizmde %15 büyüme bekleniyor         14:00 Eğirdir 'sakinliğiyle' turist çekecek         13:00 Otel, kendi enerjisini üretiyor         12:00 İstanbul'u 9,2 milyon kişi ziyaret etti         11:00 Eyfel Kulesi çevresine duvar         10:00 THY’de yeni atamalar yapıldı         09:00 Otel servisi devrildi: 6 yaralı         14:00 İstanbul-Sofya Ekspresi başlıyor         10:00 Elite Hotel Darıca’da fasıl keyfi         09:00 Hedef 50 milyon turist, 50 miyar dolar         17:00 TÜROFED THY'den işbirliği istedi         16:00 Pekşen, THY’nin devrini sordu         15:00 Türkler Ukrayna’ya akın edecek         13:00 Kale Kilit ile otellerde güvenlik         12:00 Kar Voleybolu Erciyes’te başladı        
ARŞİVDE ARA
FOTO GALERİ
LİNK BANKASI
ARŞİVDE ARA
HAVA DURUMU
İstanbul
Ankara
İzmir
Antalya
Gazeteci: Can Pulak
THY’de neler oluyor?
10 Ocak 2017 Salı 08:37

İyi giden işleri bozmakta müthiş başarılıyız. Hoş diyeceksiniz ki, son zamanlarda hangi işimiz doğru gidiyordu? Onca yanlışın içinde parmakla gösterilecek azlıkta doğru işlerimiz de vardı elbette. Bunları da görmek lazım…

Kim ne derse desin, Türk Hava Yolları son yıllarda en iyi çalışan ve göğsümüzü kabartan bir kuruluşumuzdu. Çok sık iç ve dış seyahatlere çıktığım için, bu başarıyı yakından görüyor ve mutlu oluyordum.

Öyle ya, bir Türk Havacılık Şirketi başarıdan başarıya koşarak dünyadaki önemli ödülleri topluyor, sektörün uluslararası takdirini kazanıyor ve kendisinden eski, deneyimli ve mali açıdan çok daha güçlü dünya markalarını geride bırakıyordu. Buna bir Türk olarak sevinmemek mümkün mü?

THY’nin yaratıcılığı, ileriyi gören atak politikası, reklam vizyonu ve pazarlamacılık anlayışı, son yıllardaki başarısının önemli harçlarıdır. Buna bir de, dünya haritasının üzerine yelpaze gibi açılan yeni hatları ve adını bile duymadığımız Afrika ülkelerine uçuş cesaretini de eklerseniz, bu kurumumuza yürekten bir alkışı esirgemezsiniz.

Arap uçaklarındaki hostes benzerlerini servise çıkarmak, hosteslerin yerine erkeklere ağırlık vermek, turbanlı çalışan sayısını arttırmak, apronda deve kesmek, muhalif gazeteleri yolcuya vermemek, dış hatlarda içki ikramını kısıtlamak gibi saçmalıkları görmezden gelirseniz, THY’nin artıları eksilerinden fazladır. Ben bu eksileri mahalle baskısı değil de, siyasi baskı olarak gördüğüm için, buna direnemeyen idarecileri fazla suçlayamıyorum.

Bir yanda büyük başarılar, diğer yanda onu gölgeleyen basit kusurlar. Uçak filosunu inanılmaz derecede büyütmek, iç ve dış seferleri aksatmadan ve genel bir memnuniyeti sağlayarak sürdürmek, dünyanın önemli sporcularını ve sanatçılarını reklamlarda kullanmak, dünyanın en meşhur futbol ve basketbol takımlarına sponsorluk yapmak, yolculara ikram edilen yemeklerin sunumu, çeşidi ve lezzeti,sonuçta bir Türk mucizesini ortaya çıkardı. Buraya kadar herşey güzel ve emeği geçen herkesi de kutlamak gerek.

Yanılmıyorsam THY, 14 yılda 3 Yönetim Kurulu Başkanı değiştirdi. Ama Genel Müdürü Temel Kotil, birkaç ay öncesine kadar hiç değişmeden görevini başarıyla sürdürmüştü. Kendisini tanımam, dostluğum ve ahbaplığım yoktur. Bir yerde karşılaşıp elini bile sıkmış değilim. Ama bir şirketi alıp çok ileriye taşımasını da yıllarca ilgi ve takdirle izledim. Gerçi bu başarıda 3 Yönetim Kurulu Başkanının da rolü olduğunu söyleyenler çıkabilir. Fakat bana göre aslan payı Temel Kotil’indir.

Son zamanlarda THY’nin hizmetlerinde gerilemeler oldu. Özellikle rötarlar, personeldeki gevşemeler,yolculara ikramların ve yemek çeşit ve kalitesinin çok bozulması dikkati çekmeye başladı. Hele son seyahatimde gördüm ki, olumsuz gelişmelerden şikayetçilerin sayısı hayli artmış. Benim başa geleni hoşgörü ve gülümseyerek karşılama gibi bir huyum vardır. Aksiliklerle eğlenmesini iyi bilirim. Son yurtdışı seyahatimde acemi bir hostes başıma yemek tepsisini boca etti. Sağ omuzumdaki tavuk, bezelye ve havucuyla birlikte öyle bozulmadan nasıl durabildi, bu marifete şaşmamak mümkün değil. Hele çok üzülen hostemizin elindeki mendillerle salçayı kazağıma iyice bulaştırması, üzerimde sanatsal bir dekor yarattı. Üstümü başımı temizlemek için gittiğim tuvaletin felaket hali ise, görülmeye değerdi doğrusu. Ben kendimden önce, hemen tuvaleti temizledim. Evvelden kolonya filan koyarlardı tuvaletlere, günümüzde kağıdın bile sıkıntısı çekiliyor.
THY uçakları önceden çok güzel temizlenir, heryeri parfüm kokardı. Şimdi aynı özeni göstermiyorlar ki, daha dağınık bir görüntüye giriyor yolcular. Kafalarını dayadıkları kumaşlar kirli ve bakımsız, emniyet kemerlerinin bazıları arızalı, iki koltuk önümdekinin ise bir parçası eksik. Tek parçayı gösteren yolcuya, ne diyeceğini bilemedi hostesimiz. Boş yer yoktu ki, başka koltuğa geçirebilsin. Bir de bagaj sorunu var ki uçakların, bunu halledebilene madalya vermek lazım. Koca koca bavulları koymıyorlar mı başüstüne, palto ve pardesüye bile yer bulmak zorlaşıyor. Bu sadece THY’nin değil, tüm yerli şirketlerin problemi..
Gelelim THY’nin o dillerden dillere dolaşan güzelim ve nefis yemeklerine. Üzülerek söylemek zorundayım ki feci şekilde bozulmuş, Sadece yemekler değil, sunumdaki özen de kaybolmuş. Bir kere verdikleri tavuk plastik gibiydi, dönüşte makarnayı tercih etmiştim. Askerde yediklerim çok daha güzeldi. Yemekle sıcak ekmek verirlerdi eskiden, şimdi ekmekler diş kıracak bayatlıkta ve sertlikte. Bizim süngercilerin yumuşatmak için deniz suyuna batırdıkları peksimetlere benziyordu…

Kısa zamanda başarılı bir şirket bu hale nasıl gelmişti?
Bunu araştırırken, Temel Kotil’in görevden alındığını ve THY’nin dışında başka bir kuruma kaydırıldığını üzüntüyle öğrendim.
Niçin çok başarılı bir insanı değiştirirler ki?
Neden güzel giden ve herkesin alkış ve takdirini kazanan bir işi bozarlar ki?
İnsanlar kolay yetişmiyor. Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır. Personel aynı, yemek firması aynı, temizlik personeli aynı, peki kısa sürede nasıl bozuldu o övdüğümüz hizmetlerin tümü?
Bu soruların cevabını Temel Kotil’in ayrılışında bulabilirsiniz.
Yazık çok yazık. Kamuda iyi,deneyimli, çalışkan ve başarılı insan sayımız zaten çok az. Bari bunların kıymetini bilebilsek ve onlara sahip çıkmayı öğrenebilsek…
 

Bu yazı toplam 876 defa okunmuştur
Röportaj
Gazete Manşetleri
Özel Haber
Analiz
Yorumlananlar
Anket
Turizm haberinde ne beklersiniz?
Doğruluk
Hız
Fark
Anlatım
Çok Okunanlar